28 Aralık 2015 Pazartesi

GÜNEŞ VE MUM

Oysa ki ben aramızdaki o şeyi tanımlamak için güneş derdim.

Kış; benden ve benimde senden uzak geçirdiğim zamanlar.
Birbirimizi biliyoruz,farkındayım ama uzağım ve yapıcak hiçbir şeyim yok.
Farklı yönlerde farklı taraflara bakıyoruz,farklı manzaralardayız.

İlkbahar; özlem başlıyor.
Hissediyorum aramızdaki mesafenin uzunluğunu.
Artık fazla bu diyorum artık bitmeli.
Bizim kışımız ne kadar uzun sürsede artık bitsin diye gün sayıyorum.
Ona buna anlatıyorum özlemimi ve oda bitiyor.

Yaz; artık özlem bitti ama tamamen yine değil.
Güneş en yakında biz yine onun kadar yakın değiliz birbirimize.
Yakınlıktan korkuyorum çünkü yine kış gelicek diye içten içe biliyorum.
Bu seferkinde neleri kaybedicem diyorum.
Bu yaz bana nelere mal olucak diye düşünüyorum.

Sonbahar; artık özlem giderip yine yavaşça vedalaşıyoruz.
Kıştan çok daha kısa sürüyor sonbaharımız.
Güzel şeyler çabuk biter yine aynı soğukluk gelir biliyorum.
Yinede pişman değilim.

Bence o şey yanıp yanmadığı belli olmayan ve bitecek olan mum alevi değil.
Bence o şey güneş.
Sadece yer değiştiriyor ama sonra yine her zaman benim için ortaya çıkıyor.


3 Aralık 2015 Perşembe

KARMAKARIŞIK

Hissediyor muyum?
Evet hissediyorum ama dile getiremiyorum. İçimden dile getiriyorum ama dışımdan tek kelime dahi edemiyorum.
Sanki hissetmiyormuşum gibi davranıyorum güya güçlü durucam pek umursamıcam.
Ama zaman geçtikçe daha çok hissediyorum ve bunu dışa vuramamak beni öldürüyor.
Acaba diyorum şöyle mi olsaydı yok acaba böyle olsa daha mı iyi olurdum. Şunu böyle mi yapsaydım yada böyle yapmayı deli gibi istiyorum ama yapamıyorum.
Elim kolum bağlı. 


Bazen gerçekten üzülmek istiyorum.İstiyorum ki beni üzsün ve ben gidiyim. Sebep ben olmıyım çünkü o kadar cesaretli değilim. 
Ben üzüleyim aslında üzülmemiş olayım.
Sonra bir bakıyorum çok mutluyum. Onu görünce bile mutluyum eve geldiğinde bana güldüğünde ya da bilgisayara kendini kaptırdığında bile yanımda diye mutluyum.
Açıkçası hissediyorum dedim ya keşke hissetmesem bu kadar karışmasa.