
Ben en çok yağmurda yürürken çıkan sesi severim...
Ama böyle çok sulu bi yerde yürüken çıkan ses değil,az ıslanmış hafiften küçük taşlı yani çamur olmaya yatkın yolda çıkan ses.Yürürken aklımda birtek o ses oluyor.Hep yürümek yürümek yürümek istiyorum.
Resimdeki kız gibi şemsiye taşımayıda hiç sevmem.Aslında ıslanmayıda hiç sevmem ama şemsiye mi ıslanmak mı diye sorulsa ıslanmayı tercih ederim.
Şemsiyeler çok itici geliyor bana çok gereksiz bir alet gibi.Zaten iki kullanımdan sonra kesin tellerinden biri çıkıyor.Tabi şemsiyenize milyarlar yatırmadıysanız.

Birde bu yolda yürümeyi severim...
Yürürken kırt kırt diye ses çıkar bende yolda hep küçük taşlı yerleri bulmaya çalışırım.
Bu yolda yürüsem en mutlu insan ben olurdum çünkü aramama gerek olmadan bütün küçük taşlar yollarıma serilmiş durumda olurdu.
Ne güzel...
Mis gibi ağaç kokularıyla sevdiğim sesi bana veren bir yol.
Gideceğim yol bu değil de başka hangisi olabilir ki?
Saatlerce dur durak bilmeden,yorulmadan yürürüm bu yollarda birde sevdiğim yanımda olsa o mis kokusu,uzun boyuyla.Elimden tutsa yavaş yavaş yürüsek konuşmadan.Arada bir yüzüme baksa gözlerinin parladığını görsem sıcacık gülümsemesini.Mis kokusunu içime çeksem yağmur ve ağaç kokularıyla birlikte ama onun kokusu baskın olsa diğerlerini azıcık hissetsem.Dünyanın en mutlu insanı ben olurum o an.
Sadece yürüyoruz ve yoldaki seslerle birlikte yürüyoruz diye.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder